Köpek Eğitiminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Yeni bir normal süreç yaşadığımız bugünlerde köpek yetiştirmenin yükü biraz daha ağırlaştı. Köpeklerimizin sağlığı ve hijyeni için ekstra çaba göstermemiz zorunludur. Bu noktada sokaktaki emirlerimize uymak onları tehlikeden uzak tutacaktır. Evcil hayvanlarımız olan köpeklere, özellikle gergin olmamak için karşılıklı barışı öğretmek gerekir. Eğitimde köpek eğitiminin önemli sorularını ve yöntemlerini şu şekilde sıralayabiliriz…köpek eğitimi, köpek nasıl eğitilir, köpek eğitimi nasıl verilmeli

Öncelikle evcil hayvanlarımızın doğasını ve cinslerinin özelliklerini iyi bilmek gerekir. Evcil hayvanların ebeveynlerinin sebat ve özveriye ihtiyacı vardır. Evcil hayvanlarımızı bunaltmamalı, hemen sonuç beklememeliyiz yani sabırlı olmalı ve köpek mutlu olduğunda, onu hiçbir zaman eğitmeye çalışmadan iş yapılmalıdır. Ayrıca köpeklerin eğitiminin tek kişi tarafından yapılması önemlidir. Köpekler, diğer bazı hayvanlar gibi, bir sürü bilinci geliştirir. Her sürünün bir lideri vardır. Bu durumda evcil hayvan sahipleri evcil hayvan dostlarımızın lideri olmalıdır.

Bir köpek nasıl eğitilir, ana yöntemler nelerdir?

Evcil dostlarımız olan köpeklerle birlikte yaşayabilmek için, eğitim yöntemlerine dikkat ederek, onlara neyi nasıl yaptıracağımızı ve nasıl eğiteceğimizi öğrenmemiz gerekir.

  • Evcil dostlarımıza yemek zamanı yaklaşıyor.

Köpeğin kasesine az miktarda yiyecek dökün ve uzaklaşın. Yemek bittiğinde geri dönün ve daha fazlasını ekleyin. Bu uygulamalar, köpeğinizin yaklaşımınızı dört gözle beklemesini sağlayacaktır.

  • Sevinci artırın

Yaklaşmanıza kuyruğunu sallıyorsa, sizden hoşlanmaya başladığı ve mutlu olduğu anlamına gelir. Yemek yerken ona yaklaşabilmesi ve yemek yerken onu ödüllendirebilmesi için yakın oturun. Köpekleri eğitirken, bunu yemekle birlikte birkaç kez tekrarlayın.

  • İtaat Eğitimi: Oturun

Köpek eğitim yöntemlerinden biri olan oturma komutu, öğrenmesi en kolay komuttur. Bunun yöntemi ise otur emrini vermek, onların gelip önümüze oturacağını anladığımızda onu genişletmek olacaktır. Daha sonra otururlarsa, onları ödüllendirmeliyiz. Maddi olmak zorunda değil. Beğenirsek, her komuttan sonra otururlarsa otomatik olarak yapacaklardır.

  • yat

Köpekleri eğitirken, eğer arkadaşımız pozisyondaysa, onu ilgilendiren şeyleri (yemek, sopa, küçük top vb.) ona gösteririz. Sonra öndeki yüze yaklaştırıyoruz. Dikkatini elindeki nesneye odaklayarak indiriyoruz. Son olarak dikkatlice takip ettiği nesneyi bize doğru çektiğimizde köpeğimiz yüzüstü pozisyona geçecektir.

  • almak

Kural olarak, köpek arkadaşlarımız attığımız eşyaları getirir. Ancak bunu yapamazlarsa aşağıdaki yöntem kullanılabilir. Kısa mesafeden küçük bir sopa fırlatarak onu tasmasından kurtaralım. Bir sopa bulup yakaladığımızda “aferin” deyip yavaşça bize doğru çekelim. Bir sopa alıp ona güzel bir mükâfat verirsek, o bunu bilir ve isteyerek yapmaya başlar.

  • Tasma üzerinde yürümek.

Bu eğitimi yazmak zor değil. Evcil hayvan arkadaşlarımızla eğlenmek için onlara her şeyin bizim elimizde olduğunu öğretmeliyiz. Bunu yapmak için, ani duruşlar yaparak ve onlara önümüzden geçme fırsatı vermeden “hayır” komutunu vererek beklemeliyiz. Böylece birkaç denemeden sonra istemeden bir yere gidemeyeceğini anlayacaktır.

Köpeklerinizi tuvalete alıştırmak için ne yapabilirsiniz?

Köpek eğitiminde en önemli konulardan biri tuvalet eğitimidir. Bizimle sosyal hayata alışması gereken evcil köpek arkadaşlarımıza nerede ve nasıl dışkılamaları gerektiğini öğretmeliyiz.

Öncelikle burada bir karar vermemiz gerekiyor. Köpeğinizin tuvalet pedini içeride kullanmasını mı yoksa tuvaleti dışarıda kullanmasını mı istiyorsunuz? İlk seçenek, esas olarak küçük köpekler için tercih edilir. Ama tuvalet eğitimi ikisi için de şart!

  • Evde tuvalet eğitimi.

Evcil hayvanlarımızla yaşamaya karar verdiğinizde çözülmesi gereken en büyük sorun tuvalettir. Çünkü köpeklerde ihtiyaç olduğunda bunu yaparlar. Evcil hayvanlarımız evin bir köşesine tuvalet kurarlarsa sonraki ihtiyaçlarını orada karşılarlar ve bu da evi yaşanmaz hale getirir. Bu sorunu çözmek için tuvalet eğitimi için bir yer seçip gazetelerle doldurmamız gerekiyor. Yemek yiyip su içtikten sonra köpeği belirlenen noktalara yakın tutmalıyız. Yedikten ve içtikten bir saat sonra ihtiyaçlarını karşılayan canlılar olduğunu bildiğimiz için bu bilgiler ışığında hareket edebilirsiniz.

  • Ev dışında tuvalet eğitimi.

Ev dışında tuvalet eğitimi daha kolaydır. Köpeğinizi dışarıdayken ödüllendirirseniz çok kolay ve çabuk öğrenecektir.

Köpek eğitiminin sabırla yapılması gerektiğini ve bize asla bulaşmayacağını bilerek iyi sahiplenme.

Dışarıda Antrenman Yapmak ve Avantajları Nelerdir?

Düzenli egzersizi hayatınızın bir parçası haline getirmek sağlığınız için çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki, kışın spor yapmanın soğuktan bağımsız olarak pek çok faydası vardır. Spor salonuna kapatılmaktan hoşlanmayanlardansanız, doğanın tadını çıkarırken egzersiz yapmanın faydalarından da yararlanabilirsiniz. Antrenmanınızın kalitesini artıran bir faktör olan outdoor antrenmanı, düzgün giyinirseniz sorun olmaz, aksine daha fazla oksijenle yaptığınız işten daha fazla verim alırsınız. Açık havada, sahilde, ormanda veya evinizin yakınındaki bir parkta egzersiz yaparken yaratıcılığınızı kullanarak bunu daha ödüllendirici hale getirebilirsiniz.dışarıda antrenman yapma, antrenman yapma alanları, dışarıda antrenman yapmanın avantajı

Spor salonlarında kullandığınız makinelerin çalışamadığı birçok kası doğal bir ortamda egzersiz yaptığınızda çalıştırabilirsiniz. Kas ve eklem sağlığını iyileştirmeye yardımcı olmak için açık hava egzersizi fikri birçok insan tarafından benimsenmiştir. Hem beden hem de zihin için faydalı olan bu alternatifin faydalarını araştırdık.

Açık hava egzersizinin faydaları

Depresyonu önler… Açık havada yapılan egzersizlerde tansiyonun daha fazla arttığını savunan birçok görüşe göre, endorfin adı verilen mutluluk hormonunun salgılanmasını tetikleyerek depresyonu önlediği iddia ediliyor. Açık hava antrenmanınızdan sonra daha uyanık ve rahat hissedeceksiniz.

Enerjiyi Artırır… Spor salonundaki makinelerden hoşlanmıyorsanız, kapalı ve kalabalık spor salonlarını çekici bulmuyorsanız, açık hava antrenmanları harika bir seçenek. Serotonin seviyesini yükseltmeye yardımcı olan açık hava sporları ile derslerinize daha fazla odaklanabilirsiniz. Hareket kabiliyetini kısıtlamayan, ultra esnek ve kaliteli olan kadın tayt modellerini ve erkek tayt modellerini tercih edebilirsiniz. Bu sayede doğa sporları yaparak performansınızı artırabilirsiniz.

Ekonomiktir… Aylık ya da yıllık spor salonu üyelikleri oluşturarak bütçenizden önemli bir miktar ayırmanıza gerek kalmaz. Ayrıca bütçenizi tüketmeden doğa sporları da yapabilirsiniz. Bir tezgah veya kendi ağırlığınızı kullanarak çok verimli işler yapabilirsiniz. Uzun merdivenleri tırmanabilir veya kendiniz için yeni aktiviteler planlayabilirsiniz.

Sosyalleşmeyi sağlar… Aynı alanlarda doğa sporlarına başladığınızda, sizinle aynı amacı güden yeni insanlarla tanışabilirsiniz. Fiziksel hareketliliğinizi korurken sağlıklı kalabilir ve iletişim kurabilirsiniz. Arkadaşlarınızla grup antrenmanları planlayabilir ve grup çalışmasının avantajlarından yararlanabilirsiniz. Ortak bir amacınız olan insanlarla çalışmak, verimliliğinizi büyük ölçüde artıracaktır.

Daha fazla kalori yakar… Diyelim ki açık havada koşuyorsunuz, hız limitleri ve kontrol tamamen size ait olacağından, rüzgarın da yardımıyla standart durumunuzun dışına çıkmanız muhtemel. Koşu bandında koşarken mevcut koşullara ayak uydurmak zorundasınız ancak açık havada koşuyorsanız daha fazla direnebilir ve kendi antrenman programınızı takip edebilirsiniz. Tüm yapman gereken; Bu, bu alana özel teknoloji kullanılarak tasarlanmış koşu ayakkabıları giyerek ayaklarınızın sağlığını korumak için yapılmalıdır. Ekstra rahatlık sağlayan ayakkabılar ile yorulmadan daha uzun süre antrenman yapabilirsiniz.

Yaşlanmayı geciktirir… Oksijenle doymuş temiz havada 30 dakikalık bir yürüyüş bile her zaman genç kalmanıza yardımcı olacaktır. Karaciğerinizi ve kalbinizi korumak için açık havada egzersiz yaparken burnunuzdan nefes almaya çalışmalısınız. Burnunuzdan aldığınız nefesi ağzınızdan vermelisiniz. Bunun nedeni ağızdan alınan havanın direkt olarak akciğerlere gitmesidir. Ancak burundan gelen soğuk hava birkaç derece ısınır ve akciğerlere girer. Egzersiz yaparak ve sağlığınıza dikkat ederek yaşlanmanın etkilerini geciktirebilirsiniz.

Uyku problemlerini çözer… Açık hava antrenmanları daha fazla oksijen tüketir. Ayrıca doğadaki pürüzlülük ve zorlu zeminler sayesinde daha fazla kas ve eklem çalışmasına yardımcı olur. Açık havada egzersiz yaptığınız günlerde, geceleri uykuya dalmanın daha kolay olduğunu göreceksiniz. 30 dakikalık açık hava egzersizi bile daha kolay uykuya dalmanıza yardımcı olabilir.

Ev Arkadaşlarınızı Güvenle Kucaklayın

Halk arasında kistik hastalık olarak adlandırılan ekinokokozdan korunmak için evcil hayvanlara 3 ayda bir antiparaziter ekinokokal ekinokok uygulanması gerekmektedir. Ekinokokkozun hayvanlarda kullanımı kedilerde enjeksiyon, köpeklerde ise enjeksiyon ve tabletlerle gerçekleştirilebilir. Evde 12 yaşından küçük bir çocuk veya hamile bir kadın varsa bu ekin 2 ayda bir kullanılması önerilir. Çiğ beslenen ve sıklıkla dışarı çıkan hayvanlarda ekinokokkoz riski artarken, kuru mama ile beslenen ve çoğunlukla evde tutulan hayvanlarda bu risk önemli ölçüde azalmaktadır.evcil hayvan bakımı, evcil hayvan sağlığı, evcil hayvanları hastalıktan koruma

Ekinokok kisti nedir?

Kedi ve köpekler tarafından yayılan bir hastalık olarak bilinen ekinokok kisti, parazitlerin neden olduğu yaygın bir hastalıktır. Ekinokokkoz, hastalıklı organları düzgün bir şekilde yok edememekten dolayı insan yiyeceklerini, özellikle sebzeleri enfekte eden, kirli sudan geçerek karaciğere bağırsak yolundan ilerleyen ve özellikle hasta koyunlarda (koyun gibi) buraya yerleşen bir hastalıktır. Bu hastalık yüzde 65 karaciğerde, yüzde 25 akciğerlerde ve yüzde 10 vücudun tüm organ ve dokularında birikiyor. Genellikle kistik lezyonların karaciğere yerleştikten 1 yıl sonra ortalama 1 cm kadar büyüdüğü belirtilmektedir. Bu konuda görüşler farklıdır ancak 6-7 cm çapında bir kistik oluşumun en az 5-6 yıllık bir geçmişi olmalıdır.

Hastalığın klinik belirtileri nelerdir?

Hastalık, bulunduğu organa bağlı olarak semptomlar verebilir. Karaciğerde biriktiğinde, çevredeki organ ve yapılara basınç uygulandığında bazı belirtiler ortaya çıkabilir. Karnın sağ üst kadranda olası ağrı. Safra kanallarına baskı yaparsa veya safra kanalı patlayıp açılırsa hastada sarılık gelişebilir. Bununla birlikte, vakaların neredeyse u’inde hastalık herhangi bir klinik belirti olmaksızın devam edebilir. Hastanın durumunu klinik verilere göre değerlendirmek gerekir. Başka amaçlarla yapılan ultrason ve bilgisayarlı tomografi gibi tetkiklerde tesadüfen klinik bulgu vermeyen kistlerin saptanması mümkündür.

Tedaviler nelerdir?

Tedavi yöntemi olarak cerrahi ve ilaç bağımlılığı tedavi yöntemleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Ne yazık ki cerrahi yöntemin ölüm, komplikasyon, hastalığın tekrarlaması ve hastanede kalış riski yüksektir. İlaç tedavisi ile iki yıl içerisinde başarı oranı yüzde 50 ve hastalık tekrarlama oranı yüzde 25’tir.

Son olarak, perkütan tedavi, daha kısa kalış süresi ve daha düşük mortalite ve nüks nedeniyle hastalar için daha fazla fayda sağlar. Perkütan tedaviyi basitçe kisti deriden ayırmak olarak açıklayabiliriz. Ekibimiz tarafından özellikle kadın vezikül büyümesi için geliştirilen MoCaT tekniği, kistin ameliyatsız bir kateter ile boşaltılmasına dayanmaktadır. MoCaT yönteminin diğer yöntemlere göre avantajı yavru vezikül içeren alt tiplerde hastalığın tekrarlama oranının diğerlerine göre daha düşük olmasıdır.

Dana Burnu Nasıl Bir Canlı?

Danaburnunun boyu 3-4cm dir.Dana burnunun bedeni kadifemsi tüylerle kaplıdır, rengi açık, koyu kahverengidir. Danaburnunun gözleri küçük petekgözdür, başındaki antenleri kısadır. Danaburnunun bedeni üzerindeki kanatları kısa yapılıdır, kapalı durumdayken kanatlar kuyruk biçiminde görünür. Danaburnu sesleri duyamaz, fakat erkek danaburnu ses çıkartabilir. Toprağın 15-20cm altında yaşar, gündüz yuvasında, gece dışarıda aktif yaşar. Dana burnu yumuşak topraklarda yaşamayı sever. Mayıs ve haziran aylarında yumurtalarını tora altınki yuvasına bırakır. 20 gün içerisinde açılan yumurtalardan yavrular çıkar. Dişi danaburnu her yumurtlama döneminde 200-300 yumurta bırakabilir. 3-4 ay içerisinde danaburnu ergin hale gelir. Ergin olan dana burnu ilkbahar geldiğinde yumurta çiftleşmeye ve yumurta bırakmaya başlar. Danaburnu otçul beslenme sağlar, bitkileri ve yeni yeşeren filizleri yer kurumasına neden olur. Bitkilere oldukça zararı dokunur.dana burnu, dana burnu ilaçlama, dana burnu ilaçlama

  1. Danaburnu neye benzer?

Danaburnu eklembacaklıdır. Boyu 3-4cm arasıdır. Bedeni sık tüylerle kaplıdır. Rengi kahverengi tüylerle kaplıdır. Dana burnunun gözleri çok küçüktür ve petekgözdür.

  1. Dana burnu neden ilaçlanmalı?

Danaburnu insanları ısırmaz, fakat bitkilere zarar verir. Bitkilerin köklerini kemirir, taze filizlerini yer. Bitkinin kurumasına yol açar, ürün kalitesi düşer. Kesinlikle yaz aylarında periyodik olarak ilaçlama yapılması gerekir.

  1. Danaburnu nasıl üreme sağlar?

Danaburnu yumurtlama ile çoğalır. Dişi her yumurtlamada 200-300 yumurta bırakabilir.20 gün içerisinde yumurtalar açılır, yavrular çıkar. 3-4 ay içerisinde yavru danaburnu ergin hale gelir, yavrulamaya başlar.

  1. Dana burnu nasıl beslenir?

Danaburnu tamamen bitkisel beslenir. Danaburnu bitkilerin kök ve taze filizlerini yer, zarar verir. Gündüz yuvasında pasif akşam aktiftir.

  1. Danaburnu ilaçlamasında nelere dikkat edilmesi gerekir?

Dana burnu yaz ve bahar aylarında periyodik olarak ilaçlama yapılmalıdır. Danaburnu ilaçlamasında sıvı ilaçlar kullanılmalıdır. Danaburnu hızlı çoğaldığından ilaçlamanın sık aralıklarla yapılması gerekir.

  1. Danaburnu nerede yaşar?

Dana burnu sıcak iklimlerde yaşamayı tercih eder. Kumlu, killi, humuslu yumuşak topraklar danaburnunun yaşaması ve yuva yapması için en uygun yerlerdir. Toprağın 1-20cm altını eşerek yuva yaparlar.

Akrep Sokması Belirtileri Nelerdir?

Akrepler kendilerini tehdit altında hissediklerinde ve canlarının yanması sonucu sokarlar. Akrep sokması durumunda insan vücuduna zehrini boşaltır. Bu durum karşısında insanalar vücutlarında ilk olarak aşırı bir ağrı ile sarsılırlar. Aşırı ağrı durumunda panikleyip yanlış işlemlerde bulunabilmektedirler. Böyle bir durumda acilen doktora başvurulmalıdır. Bir sağlık kurumana gidene kadar en bilinen yöntemlerden biri akrebin soktuğu bölgeye buzla tedavi uygulamaktadır. Akrebin soktuğu bölgenin 3-4 cm yukarısından sıkıca bağlayıp kan akışını yavaşlatmakta alınabilecek önlemler arasındadır.akrep sokması, akrep sokması belirtisi, akrep sokmalarında ortaya çıkan belirtiler

Eğer alerjik yönden bir hastalığınız varsa; akrep sokması semptomları artış göstermektedir. Bunların başında solunum güçlüğü, yüksek ateş, titreme, boğaz ağrısı, ısırılan yerde kızarıklık oluşmaya başlar.

Akrep sokmaları ölümle de sonuçlanabildiği için en kısa sürede yarayı dezenfekte etmek ve zehrin vücuttan atılması için gerekli müdadellerin yapılması için mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Bölgemizde yapılan araştırmaları sonucunda akrep sokmasının ve en zehirli akreplerin göründüğü ilimiz Adıyaman’dır. Bu bölgede akrep sokmalarının sıklıkla görülme sebebi öncelikle akreplerin yaşam koşulları olarak sıcak ve karasal iklime sahip olduğundan akrepler için oldukça elverişlidir.

Akrep sokması semptomları özellikle insan vücudunda hayati önem taşıyan organlara yakın bölgelerden birine yakın bir yerden sokulması durumunda bu semptomlar vucutta uyuşma, konuşma bozukluğu ve bilinç kaybına kadarda götürebilmektedir.

Akrep sokmaları özellikle bilinç merkezine ve sinir sistemine etki gösterdiği bilinmektedir olup akrep sokması semptomlarında görülen sese karşı aşırı duyarlılık ve konuşmada güçlük çekmekilmesi semptomları görülmektedir.

Kentsel Dönüşümün Şartları Nelerdir?

Kentsel dönüşüm projesinden yararlanmak için binanızın veya evinizin riskli yapı kapsamında olması gerekmektedir. Proje yeni oluşturulacak yapıların yasalara uygun malzeme ve işçilikte yapılmasını da kapsar. Eski yapılarda bu özellikler mevcut değildir. Bu yüzden bu binalar depreme dayanıklı olmayan riskli yapılardır ve başvuru kapsamında yer alır. Ayrıca yıkılmaya yüz tutmuş ve kentsel dönüşüm ihtiyacının olduğu mahalle ve evlerde de bu durum söz konusu olduğu için proje kapsamında yer alır. İnsanlar bu proje ile lüks yaşam alanlarında yaşarken ülkenin ekonomik anlamda gelişimi de tamamlanmış olur. Arsa ortaklarından tek kişinin başvurusu ile proje onaylanıp yürürlüğe girer ve tüm hak sahiplerine aynı olanaklar tanınır.kentsel dönüşüm, kentsel dönüşüm şartları, kentsel dönüşümün faydaları

Kentsel Dönüşüm Kredisi Nedir?

Kentsel dönüşüm kredisi proje kapsamında yer alan tüm hak sahiplere ikinci bir ev alabilmeleri için devlet tarafından verilen kredilerdir. Yani çok uygun koşullarda verilen kredi ile kendi evinizin dışında ikinci bir ev sahibi olabiliyorsunuz. Bu yasadan kiracılar veya en az 1 yıl riskli yapıda oturanlar da yararlanabilir. Özellikle 18 ay boyunca kiranızın çevre ve şehircilik bakanlığı tarafından karşılanması bu süreçte ikinci bir evin ödemelerine başlama yolunu da açmış olacak. Kendi konutunuzun yerine farklı bir binadan veya şehirden konut alabilmeniz de mümkün. Yasa bu konuda tüm vatandaşlara verilen hakları detaylı olarak anlatmaktadır. Her bakımdan kazandıran bu projeye dahil olmak herhangi bir risk oluşturmuyor.

Kentsel Dönüşüm Kredisi Nasıl Alınır?

Kentsel dönüşüm kapsamında tüm hak sahiplerine ikinci bir ev şansı tanımak için düzenlenen yasa ev sahibi olmak isteyenleri son derece mutlu ediyor. Kredi imkânlardan faydalanmak için öncelikle binanızın riskli yapı olması ve kentsel dönüşüm için yıkılması gerekir. Bu imkânlardan yalnızca tek bir daire için değil birkaç daire almak için de yararlanabiliyorsunuz. Örneğin 5 daire alacaksanız bir tanesi için 100 bin TL uygun ödemeli kredi çekerken 5 daire için 500 bin TL imkânında kredi çekme olanağına sahip oluyorsunuz. Kira ve kredi şartlarının gerçekleşmesi için yapının yıkılması ve gerekli denetimlerin yapılarak evrakların çevre ve şehircilik bakanlığı tarafından onaylanması gerekir

Vida veya Somun Gevşemesi Halinde Ne Yapılmalıdır?

Vidaların kullanımda olduğu ve sarsıldığı her yerde karşımıza çoğu zaman bir sorun çıkması olasıdır. Zaman içinde vidaların gevşemesi de bu sorunlardan bir tanesi olarak incelenebilir. Örnek vermek gerekirse, özellikle aynakol vidalarının zaman için gevşemesi durumu birçok bisikletçinin yaşadığı önemli bir sorundur. Bir diğer yandan hırdavat bölümümüzdeki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi vidaların gereğinden fazla sıkılması da sorun yaratacaktır.vida gevşemesi, somun gevşemesi, vida gevşemesinde müdahale

Peki, bu durumda ne yapmalıyız? Çözüm ise Loctite. Loctite ve muadilleri vidaları tutturmak için kullanılan bir çeşit yapıştırıcı türüdür. Vidaları monte etme sırasında üzerlerine birkaç damla ( fazla değil, sadece birkaç damla, bu önemli ) Loctite sürmek vidaların sıkışmasını güçlendirecek, gevşemesini önleyecektir. Loctite ’ i sürdükten sonra beklemenin bir faydası olmaz. Yalnız, Loctite sadece oksijensiz bir ortamda kuruyabildiği için vidayı tekrar takmayı gerektirir. Aksi takdirde saatlerce sıvı durumdaki Loctite ile bakışıp durmak işten bile değil. Her halükârda gevşeme durumu sürekli söz konusu ise başvurulacak son derece yararlı bir üründür.

Yalnız dikkat edilmesi gereken Loctite ’in değişik sertlikleri bulunur. Orta sertlik – mukavemetin üstündeki modellerde vidayı çözmek imkânsız olabilir. Dolayısıyla bakım, yağlama vb. gibi işlemler için tekrar çözülmesi gereken vidalar ve somunlarda düşük ve ya orta mukavemetli Loctite ’leri kullanmak gerekmektedir. Aksi takdirde bir takılan vida bir daha asla çıkmayabilir.

Diyelim ki bu noktayı kaçırdık, yüksek mukavemetli Loctite kullandık ve sökememekteyiz. Bu durumda 175 dereceye kadar dirençli olan Loctite ’ten kurtulmak için yapılacak tek şey bulunur ve o da vida ve ya somunun olduğu bölgeyi 250 dereceye kadar ısıtmaktır. Sıcaklık geçmeden vidayı ve ya somunu sökmek gerekir. Maalesef biraz zor bir işlem olduğundan başta doğru modeli kullanmak her zaman için en iyi çözümdür.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI BULUNDURMA ZORUNLULUĞU NEDİR?

İşçilerin çalışma şartlarını uygun görmeyen devlet, yeni yasa ve tasarılarla değişiklik yoluna gitti. Özellikle tehlikeli işlerde çalışanların iş güvenliği eğitimi alması zorunlu hale geldi. Çalışanların iş güvenliği eğitimi almasının yanında bir de iş yerlerinde, iş güvenliği uzmanın bulundurulması gerektiği 6331 yasa gereği zorunlu hale getirildi. İş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu nedir sorusunun cevabını merak edenler 6331 sayılı yasayı inceleyerek bilgilenebilirler.iş güvenliği uzmanı, iş güvenliği bulundurma zorunluluğu, iş güvenliği uzmanı bulunma zorunlu mu

Ağır şartlarda çalışan işçilerin artık bazı hak ve özgürlükleri var. Çalıştığı iş yeri tarafından iş güvenliği eğitimi almalı ve bu güvenlik şartlarına uygun olarak kendini koruyacak bir iş kıyafeti giymelidir. Yemek yerleri konforlu ve hijyenik olmalıdır. Sağlık açısından çalışanı besleyecek yiyecekler tüketilmelidir. İş yerlerinde olası acil durum ve tehlikeler için belgelendirmeler yapılmalı, raporlar alınmalıdır. Bir çok kaza ve afetin meydana gelebilmesi ihtimali olduğundan tatbikatlar yapılmalı ve bu tatbikatlara tüm işçiler katılmalıdır. İş yerlerinde bu düzeni kontrol edecek olan iş güvenliği uzmanlarıdır. Aldıkları eğitimler sayesinde güvenlik konusunda yetkin kişiler oldukları için, çalışanları da bu konuda aydınlatıp tedbirler alınmasına yardımcı olmalılardır. Çalışma ortamlarının zorluğunu ve tehlikelerini bilen bir iş verenin  iş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu nedir sorusunu sormasına gerek yoktur, zaten bilinçli bir birey olarak çalışanlarının güvenliğini düşünmeli ve iş yerinde bir iş güvenliği uzmanı bulunmalıdır. Ne yazık ki bazı şeyler ülkemizde yapılması gerektiği halde zorunluluk kılınmadığı sürece yapılmıyor. Bilinmesi gerekiyor ki bu uygulama, 50’den az çalışanı olan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıflarına giren iş yerleri için getirilmiştir. Böylece çalışanların güvenliği sağlanmış olacak ve ihmal yüzünden onlarca insanın ölümünün önüne geçilebilecek.

Gün geçtikçe yeni yasalarla işçilerin hakları daha çok korunmaya çalışılıyor. Önceden işçilerin güvenlikleri yoktu ve aldıkları maaş oldukça azdı. Şimdilerde ise birçok işçi devlet memuru kadar maaş alabilmekte ve güvenlikleri de neredeyse tam olarak sağlanabilmektedir. İş güvenliği uzmanı bulundurma zorunluluğu nedir sorusunun cevabını bilenler fark edeceklerdir ki bu sektörün önü de oldukça açıldı. Yani iş güvenliği uzmanı olmak bu sıralar rehavet gören işler arasında.

Bir kadının olmazsa olmazı topuklu ayakkabı!

Güne hazırsınız. Sabah kalktınız, saçlarınızı yaptınız, makyajınızı, üstünüze çok şık bir giysi giydiniz şimdi sırada ne var? Tabi ki ayakkabılar. O giydiğiniz şık giysi çok iyi bir topuklu ayakkabı ile kombinlenebilir. Ayağınızı bileğinize kadar aran, yandan fiyonklu o yeni aldığınız ayakkabı ile işte güne başlamaya hazırsınız. Yine işyerindekiler siz konuşacaklar. Çok beğenenler size nerden aldığınızı bile sorabilirler. Topuklu ayakkabı ile giydiğiniz her hangi bir giysi kesinlikle çok tamamlayıcı görünmektedir. Birçok insan topuklu ayakkabıları sadece gezmeye veya önemli bir yere giderken giyilebilir görüyor. Ama aslında günün her saati kullanılabilir bir seçenek olarak karşımızda duruyor. Alışkanlıklarımız biz insanların yaşayışlarını çok etkileyen unsurlar. Neye alışır, neyi daha çok uygularsak o hayat biçimimiz haline bürünüyor. İşte ayakkabı seçenekleri de böyledir. Neyi giyinmeyi daha rahat ve kolay görürsek beyin otomatikman kendini ona programlarmış. Gelin beynimize ufak bir oyun oynayalım. İşe de topuklu ayakkabıları gündelik yaşantımıza sokarak başlayalım. Göreceksiniz çok yakın bir zaman aralığında bu tarz yüksek yada daha düşük poundlu topukları hayatımıza giriverecekler.topuklu ayakkabı, topuklu ayakkabı giyme, topuklu modası

TOPUK BOYUNUZU KENDİNİZ AYARLAYIN

Ayakkabı seçenekleri ve sizlere sunduğu renk çeşitleri ile çok geniş bir yelpazeyi barındırır. Topuklu ayakkabı modelleri ile de sizleri rahatlık ve şıklığın yolunu açıyoruz. Topuklu ayakkabıya çok alışık olamayanlar ilada giymek isteyenler için başlangıç düzeyi kesinlikle topuk boylarıdır. Topuk boyunuzu, kalınlık ve inceliğinizi belirleyip öyle alışverişinizi şekillendirmelisiniz. Giyemeyeceğiniz bir topuğu sakın almayın. Çok kısa sürede vazgeçme olasılığı yaşarsınız. Yeni sezon modeller çok hareketli ve zevkli kıvrımlara sahip. İstediğiniz rengi bulabileceğiniz, deri ve imitasyon modeller ile seçenekleri siz kullanıcılara sunuyor. Tam mevsimlik süetlerde gerçekten bir harika. Mutlaka denemelisiniz. Puantiyeli ve fiyonklu modellerde genç jenerasyonun tam da aradığı şıklıkta. Yaşlarına uygun biraz çocuksu, biraz geç kız vari bir stil oluşturmakta. Topuk boyu alternatifleri ile de gerçekten çok cazipler. Annelerin kızmayacağı şekillerde. Rahatlıkla kızlarınıza alabilirsiniz anneler. Onlara da özgüven duygusunu ve ben olma hissini bu yaşlarda verin. Daha sağlıklı bireyler her aşamada şekillenmektedir. Ayakkabı seçiminde bile.

YAZ DÜĞÜNLERİ İÇİN SEÇENEKLER

Yazın düğünü olacak genç kızlar. Gelinliğin içinde kuğu gibi görüneceğiniz altındaki gelinlik ayakkabısı ile de tam bir bütün olmalısınız. Gelinlik modelleri o kadar çeşitli ve pahalılık göstermektedir ki almaya çıktığınız da göreceksiniz. Sizlere tavsiyemiz düğün tarihleriniz belli ise kış mevsiminde beğendiğiniz bir beyaz ayakkabıyı almanız. Topuklu ayakkabı fiyatları gerçekten değişkenlik gösterir. Hele ki düğün içinse bu kaçınılmaz bir gider olarak hanenize yazılacaktır. İnternet sitelerindeki alışveriş mağazalarında bol marka ve indirim yakalama olasılığınız çok yüksek. Birde alışveriş merkezlerini gezmeden oralara da bir bakın. Aradığınız güzel ve gelinliğinizi yansıtan topuklu ayakkabılar belki de orada sizleri bekliyordur. Sipariş olarak ta imalat yapan ayakkabıcıları da değerlendirin. Gelinlik kumaşlarınızdan ayakkabınızı kaplayım, süslü payetler ile işleyebiliyorlar. Hem de piyasanın yarı fiyatına. İmalatçıları ve toptancı pasajlarını da yoklayın. Evlenmek zaten çok pahalı bir sektör günümüzde. Ne kadar az harcarsanız düğünden sonra bol bol gezersiniz. Aile bütçenize katkıya buradan başlayın. Topuklu ayakkabılarınızdan tabi ki ödün vermeden. Topukların hemen altına da bekar arkadaşlarınızın adlarınız yazmayı sakın ihmal etmeyin. Düğünden sonra beğenerek aldığınız belki de yaptırdığınız topuklu ayakkabılarınızı boyatarak başka yerlerde de tekrar tekrar giyme şansınız mevcuttur. Her kıyafet ile bütünleştirebileceğiniz en çok kullandığınız renk sizi yeni ayakkabılara kavuşturacak.

Paintball ’un Tarihçesi

Paintball bizim ülkemize daha yeni yeni giriş yapan oyunlardan biridir. Paintballun çıkış yeri Amerika’dır. Paintball Amerika da ilk olarak kesilecek ağaçların işaretlenmesi için icat edilen bir havalı tabanca çeşididir. O yıllarda tek amacı ağaçları işaretlemek olarak kullanılmaktaydı. Daha sonralarda iki kişinin tabancalarla birbiriyle şakalaşmasıyla paintball oynama, paintball nedir, paintballun önemiberaber oyun olma halini almaya başlamıştı. Daha sonra sert bir oyun olarak Amerika da oynanmaya başlanmıştır. Fakat bu oyun bildiğimiz Paintballdan daha farklı şekilde oynanmaktadır. Ormanda insanlara pusula ve harita verilerek oynanıyordu. Daha sonra Paintball renk kapsülleriyle doldurulan şarjörleriyle ülkemizde de olduğu gibi kullanılmaya başlanmıştır. Paintball başta Amerika olmak üzere çok fazla ülkede kuruluşu olan bir spor oyunudur. Ve kendini geliştirmesi bakımından birçok ülkede federasyonları bile vardır. Bu sayede her ülke kendi vatandaşlarıyla beraber uluslararası turnuvalar düzenlemektedirler. Ülkemizde de oyun duyulduktan sonra çok büyük rağbet görmesiyle beraber hemen hemen şuanda bütün illerimizde bulmak mümkündür. Maltepe Paintball ülkemizde Paintballu ilk getirenlerden ve en iyi sahaları sunan organizasyon İşletmelerinden biridir.

Paintball nedir?

Paintball kelime anlamı olarak paint ve ball iki İngilizce kelimenin bir araya gelmesiyle oluşmuş Türkçe karşılığı boya topu olarak da bilinen son zamanların popüler oyunlarından biridir. Uluslararası İngilizce ismi bilinmekte ve kullanılmaktadır. Ülkemizde de İngilizce ismi kullanılmaktadır. İnsanların stres atmak için bireysel veya takım olarak oynadıkları oyundur. Oyunun amacı Paintball tabancalarıyla içi dolu boya kapsüllerin havalı tabancalarla fırlatılmasıyla karşı taraftaki rakibini vurmaktır. Paintball oyunu için değişik büyüklükte sahalar oluşturulmaktadır. Bu sahalar doğa içinde ya da işletmelerin kendilerinin yaptıkları yapay sahalar da olabilir. Paintball kendi oyununa özel kıyafetler giyindirildikten sonra oynanabilen bir oyundur. Çünkü aksi takdirde herhangi bir kazaya sebebiyet verebilir. Bu nedenle oyun için gerekli olan kıyafetler ve gözlükler takılarak sahaya inilir. Paintball için üretilen boyalar kapsüller içindedir ve fırlatıldıktan sonra herhangi bir temasla birlikte kapsülden çıkarak etrafa dağılırlar. Doğada dağılan boyaların kısa bir sürede kaybolma özelliği de vardır. Ülkemizde Paintball ilk yıllarını reklam ve kendini tanıtmakla geçirmiştir. Daha sonra hızla yayılmıştır. Türkiye’de en yaygın ve en çok tesisin olduğu yer İstanbul’dur. Paintball İstanbul’da her geçen gün daha farklı parkurlarla bize hizmet verecek şekilde donanımlandırılıyor.

Paintball oyunu nasıl oynanır?

Paintball tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızlı bir çıkış yapmış bir spordur oyunudur. Takım oyununa, hıza, stratejiye, dengeye, dayanıklılığa bağlı olarak oynanabilen bir oyundur. Paintball genç yaşlı bütün insanların oynayabilecekleri bir oyun türüdür. Paintball en az birer rakip olmak üzere ya da takım olarak ne kadar fazla kişi olursa o kadar daha zevkli olarak oynanabilmektedir. Oyun farklı senaryolar şeklinde oynanabilmektedir. Örneğin; orta bayrak yani tek bayrak oyunu iki rakip takım kendi sahalarında hakemin düdüğü ile birlikte oyuna başlarlar ve ortadaki bayrağı alıp kendi taraflarına getirmek amacı ile oyuna başlarlar.  Bu sırada da rakip takımın atışlarından kendilerini kollamak zorunda kalırlar. Vurulan her kişi oyundan çıkar ve oyun devam eder. Daha sonra bayrağı kendi bölgesine taşıyan ya da daha fazla oyuncusu olan takım kazanır. Hakemin düdüğüyle kurallara uymayan her kişi ceza alır. Silahlarında mermisi biten kişiler silahlarını havaya kaldırarak kenara geçerler ve bu esnada vurulamazlar. Oyuncular çok yakın mesafeden de birbirlerini vuramazlar. Paintball genelde sabit kuralları ve oynama şekli yoktur, parkurlara ve senaryolara göre değişmektedir. Paintball fiyatlarında genel olarak sabit fiyat standarttı yoktur. Oynatılan yere ve parkura göre fiyatları da değişmektedir.