Çocuk Psikoloğu Ücreti Ne Kadar?

Geleceğini sağlama alabilmek adına her türlü fedakarlığı yapmaktan çekinmediğiniz çocuklarınızın yaşadığı en ufak problem bile sizin hayatınızı altüst edebilecek kadar üzüntülere düşürebilmektedir. Yaşadıkları problemlerde çocuk psikoloğu ücreti hakkında detaylı bilgiler elde ederek bir psikolog ile görüştürmeniz hem sizin hem de çocuğunuzun yaşantısının tekrar normale dönüşünü sağlayacaktır.pedagog kimdir, pedagog desteği alma, pedagoglar ne iş yapar

Çocuğunuza güven aşılama, kendi ayakları üzerinde durabilmeyi öğretme ve sevginizi sonuna kadar hissettirebilmeniz çok önemlidir. Sizlerin yanında kendini tamamen güvende hisseden çocuklarınıza yapmış olduğunuz bir davranış ilerleyen seneler içerisinde güvensizliğe, otorite kurma adına yapacağınız bir hata ise tek başına ayakları üzerinde duramama ve sürekli birilerine ihtiyaç duyma, sevginizi hissettirememeniz ise sürekli dış dünyada sevgi aramasına sebebiyet verebilmektedir. Ebeveynler en iyiyi yapalım derken bazen verdikleri zarar onarılması güç hasarlara yol açmaktadır. Çocuk psikologlarının asıl amacı evet çocuklardır onların sorunlarını anlamaya yöneliktir ancak onlara yardım ederken aileleri de göz ardı etmez çünkü sorumluluk aileye aittir. Çocuklarından mesul olan aileler çocuk psikoloğu ücreti hakkında araştırma yaparak uygun gördükleri bir uzmanla görüşmeyi düşünmek zorundalar. Muhakkak ki aileler en doğru bildiklerini uygulayacaktır işte zaten sorunda tam burada başlayacaktır. Sizin en doğrunuz çok büyük bir yanlışa sebep olmuş olabilir ve en kötüsü siz bunun farkında bile olmayabilirsiniz. Ailelere de nasıl davranmaları konusunda bilgi vermekten geri durmayan uzmanın önerileri aile içi huzuru da beraberinde getirecektir.

Çocukları Dışarıda Oyun Oynamaya Teşvik Etme

Teknoloji çağında bulunmamız sebebiyle neredeyse her şey dijital hale geldi. İş hayatından özel hayata varıncaya kadar birçok şeyin dijitalleşmesi ile insani ilişkiler ve çocukların oyun anlayışı da değişime uğradı. Bir bakıma çocukların dijital dünya ile yakınlık kurabiliyor ve kendilerini geleceğe hazır hale getiriyor olmaları güzeldir. Ancak işin bir de diğer tarafı olduğu unutulmamalıdır. Sürekli dijital dünyada oyun oynayan buralarda arkadaş edinen çocukların hem sosyal hem de psikolojik gelişimi olumsuz etkilenmektedir. Hatta durumu bir adım daha ileri taşırsak bazı biyolojik ve fizyolojik sorunların da ortaya çıkabileceği aşikardır. Bu sebepten dolayı çocuklarınızın dışarıda oyun oynamasını sağlamalısınız.Çocukları dışarıda oynamaya teşvik etme, çocukları oyun oynamaya teşvik etme, çocukları dijital dünyadan uzaklaştırmaÇocuklarınızı oyun oynamaya yönlendirmek için yapabileceğiniz en güzel şey kendinizin dijital dünya ile ilgisini biraz daha aza indirmek ile başlar. Siz ne kadar az düzeyde dijital dünyada varlığınızı sürdürüyorsanız çocuğunuz da sizi örnek alıp o derece dijital dünyadan faydalanacaktır. Tabii bu durum sürekli böyle olur mu, elbette hayır. Anne-babası dijital yaşam ile ilgilenmiyor olsa dahi çocuklar dijitalleşmeye ayak uydurup internet, bilgisayar vb. gibi cihazların tutsakları haline gelebilirler. Böyle durumlarda sizlere düşen görev çocuğunuzun dışarıya çıkmasını sağlamaktır. Bunu yapabilmek için bilgisayar, tablet, telefon gibi teknolojik aletlerinin kullanımını kısıtlama yoluna gidebilirsiniz. Kısıtlamanın yanı sıra şartlı kullanım uygulamasını da düşünebilirsiniz. Örneğin; çocuğunuza dışarıda arkadaşları ile oynayacağı yarım saatlik futbol karşılığında yarım saat de bilgisayarı ile oynayabileceği yönünde bir şart koşun. Eğer futbol oynamaz ise bilgisayar kullanamayacağını aktardığınız çocuğunuz ilk zamanlarda bilgisayarına kavuşabilmek için şartınızı mecburiyet olarak görüp futbol oynayacaktır. Gerçekten iyi arkadaşlık kurabilirse bir süre sonra kendisi bilgisayardan uzaklaşıp sosyal hayata atılacaktır. Bu ve benzeri kısıtlamalara çok daha fazla örnek verilebilir.

Bir başka alternatif yol olarak ise dijital yaşam ile ilgili cihazlar ile ne kadar az uğraşırsa çocuğunuza o derecede minik hediyeler alabilirsiniz. Ancak burada unutulmamalıdır ki çocukları dijital yaşamdan soyutlamak değil asıl amaç dijital yaşam ile sosyal yaşamı aynı anda yaşayabilmesini sağlamaktır. Gelecek teknolojide olduğundan teknolojiden yoksun bireyler yetişmesi imkansızdır.

Bebekleri Kucağa Alıştırmayın!

Bebek ile anne her ne kadar 9 ay süresince birbirlerine çok yakın olsalar dahi, birbirlerini ilk görmeleri doğumdan sonra gerçekleşir. Doğumdan sonra ilk kez birbirlerine dokunurlar ve tanımaya başlamaktadırlar. İlk aylarda bebeğin anneye, annenin de bebeğe yakınlık duyması gereken bir süreci ifade eder. Bebek anne ile kurduğu yakınlıktan sonra dış dünyayı tanımaya başlıyor. Bu süreçte ise anne bebeğini çok fazla kucağına almaktadır ve kucağa almanın her hangi bir sayısı, süresi bulunmaz. Bebekler altıncı aylarından sonra anneleri ile bağlarını yavaş yavaş ayırmaya başlarlar ve ayrışma başlamaktadır. Bir yaşından daha küçük olan bebeklerin tek başına bir şeyler yapmasına izin vermek ve yardıma ihtiyaç duyduğunda yardımda bulunmak gerekir.bebekleri kucağa alıştırmak, bebekler kucağa nasıl alışır, bebekleri kucağa alıştırmamaBebek çok sık kucağa alınırsa kas gelişimi etkilenir!

Bebek altıncı ayından sonra hala çok fazla kucağa alınıyor ise bu durum bebeğin kas gelişimine olumsuz olarak etki etkiliyor. Özellikle bu durum sadece bebeğin kas gelişimine değil, duygusal gelişimine de etki gösterir. Bu etki de kas gelişiminde olduğu gibi olumsuz bir etkilemektedir. Bebekte duygusal olarak bazı deneyimlerin yaşanmasına mani oluyor. Özellikle de bebeklerin kucakta uyumaması gerekir. İlk ayda bebek belki tek başına uykuya geçemese de altıncı aydan itibaren tek başına uykuya geçmeyi öğrenmesi gerekir. Bu durum çoğu zaman anneyi de etkileyebiliyor. Anne duygusal olarak bebeğin tek başına uyumasını istemez. Ancak, bebeğin tek başına uyumayı ve anneden ayrı vakit geçirmeyi deneyimlemesi için bu önemli bir konudur.

Anne bebek arasındaki bağın ilk iki yılı önemli!

Anneler ilk yıllar kendini fazla yıpratmakta ve bebeğinin gelişimini kaçırıyor. Bu durum anneye zarar verir. Anneler yalnızca bebek odaklı yaşamaması gerekir. Böyle olduğunda sürekli bebekler kucağa alışır. Bebekler kucağa alıştıklarında yatarlarken ve ya tek başlarına vakit geçirirlerken ağlamaya başlarlar. Bu durum bir dönem sonra oldukça sıkıcı hal almaya başlıyor. Bir dönem sonra önceleri kıyamayıp kucağa alınan bebeği kucağa almak zor hale gelir. Bu nedenle ilk altı ay çok önemli olmasa da özellikle altı aydan daha sonra bebek ile anne arasında bağ kurulmuş olup bebeğin tek başına bir şeyler yapmasına izin verilmesi gerekir.

Okula Yeni Başlayan Çocukları Anksiyeteden Koruma Yolları

Çocuğunuz için okula başlamak heyecan verici ve aynı zamanda korkutucu olabiliyor. Çocuğunuzun ailesinden bir anda bu şekilde uzaklaşması, yaşadığı bu büyük değişim ona ruhsal açıdan zorlayacak bir durum olduğunu bilmelisiniz. Öğretmenler, yeni arkadaşlar hatta okulda ilk kez göreceği panolar ve kurallar çocuğunuzun korkmasına, kaygılanmasına ve ya yanılmasına yol açabiliyor. Okula yeni başlamış çocuklarınızın bu tür sorunları yaşamaması için işte size bazı bilgiler;çocukları anksiyeteden koruma, çocuklarda anksiyete sebepleri, çocukların anksiyete sorununa çözüm

  • Okula yeni başlamış çocuklarda anksiyete hastalıklarının ortaya çıkması ilk birkaç yıl için yaygın bir konudur. Çocuğunuz okulun ilk birkaç yılını atlattıktan sonra ortama tam anlamıyla ayak uydurmaya başlayacak ve kendini okulda rahat hissetmeye başlar. Bu durumu çocuğunuza bilinçli bir şekilde anlatmanız size ve çocuğunuza yardımcı olacaktır. Kendi okul deneyimlerinizi anlatmanız çocuğunuzun okul hakkında bir fikir edinmesini sağlamaktadır.
  • Okulda yaşadığınız eğlenceli olayları, katıldığınız etkinlikleri, en iyi arkadaşlarınızı ve ya öğretmenlerinizi çocuğunuza anlatabilir ve onun okula ısınmasını yağlayabilirsiniz. Okulun sizi birbirinizden ayırmadığını ve oldukça eğlenceli olabileceğini hissettirmeniz onun da kendini daha rahat hissetmesini sağlayacaktır.
  • Okul gereçleri ve ya kıyafet seçimlerini çocuğunuza bırakarak, ona kontrol duygusu veriniz. Ayrıca çocuğunuzu okulda güvenli hissettirecek evinizden özel bir eşyayı okula giderken yanına almasını müsaade edilmeli. Tabii okula götüreceği oyuncağın, aksesuarın okul kurallarına uygun olması gerekiyor.
  • Çocuğunuzu okul başlamadan okula götürerek ders göreceği sınıfı gezmeli ve öğretmenlerle tanıştırmanız gerekiyor. Böylelikle çocuğunuz okula başladığında sınıfta daha öncede bulunduğundan kendini tamamen yabancı hissetmemiş olacaktır.
  • Çocuğunuz okul bitiminde eve döndüğünde ona neler yaptığıyla ilgili sorular sorun, okul başlangıç ve ya bitiş saatleriyle ilgili konuşmalar yapınız. O gün içinde okulda yaşadığı en iyi, en dikkat çekici olaylar hakkında bilgi edinin ve kendi yorumunuzu da katmalısınız. Bunu yapmak çocuğunuzun sinirlerini sakinleştirir ve kendini iyi hissetmesini sağlayacaktır.
  • Çocuğunuzun okula iyice adapte olabilmesi için ise, onu becerikli olduğu ve dikkatini çeken konularda okul gruplarına katılması için teşvik edilebilir. Bu gruplar çocuğun okula gitmeyi istemesi ve kendini yabancı hissetmemesi için sağlam birer yardımcıdır.

Hamilelikte Beslenme

Anne adayları gebelikte neler yemeli? Neler yememeli? Hangi şeyler yasaklar listesinde? İşte artık iki can taşıyan anne adayları için tüm bu soruların cevapları..hamilelikte beslenme, hamilelikte neler tüketmeliyiz, hamilelik döneminde hangi besinler faydalı

Normal bir insan günlük beslenmesinde 2000 kalori almak durumundadır. Gebelikte ise bu rakam 2000 kaloriden 2300 kaloriye çıkar. Yani anne adayları sağlıklı bir gebelik için artık normalden 300 kalori daha fazla almak durumunda kalırlar.

Besinler proteinler, yağlar ve karbonhidratlar olarak üç temel bölüme ayrılır. Anne adayları tek taraflı beslenmeden uzak durarak, protein, karbonhidrat ve yağ içeren besinlerin yanı sıra vitamin ve mineral açısından da zengin olan yiyecekleri tercih etmelidirler. Folik asit vitaminini ve demir takviyelerini düzenli olarak almaları gerekmektedir. Demiri hamileliğinin her günü alırken folik asit vitaminini ilk aylarda kullanmalıdır. Gebelikte ortalama 12 kilo alınmalıdır.

Normal insanlarda olduğu gibi gebelerde de her şeyin aşırısından kaçınmak gereklidir. Aşırı yağ hamilelikte iyi değildir. Vücudun ihtiyacı ve bebeğin ihtiyacı göz önüne alınarak beslenme önerilmektedir. Et ürünleri, süt, yumurta, sebze, meyve, balık, salata ve bol su hamilelikte önerilen yiyecek ve içeceklerdir. Ancak fazla karbonhidrat barındırdığı için meyve alımında da aşırıya kaçmamak gerekir. Haftada 1 – 2 gün balık tüketimi gebelik için çok faydalıdır. Her gün 1 ya da iki ceviz tüketimi bebeğin beyin gelişimi için çok etkilidir. Gün içinde sık sık ve az az yemek yenmelidir.

Fazla şeker, pasta, tatlı, bisküvi, fast food, cips, çiğ köfte, çiğ et, diyet ürünler, pastörize olamayan süt ve gazlı içecekler önerilmeyen gruptandır.  Sigara, uyuşturucu ve alkol kesinlikle yasaklılar listesinde yer almaktadır. Bu ürünler hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok tehlikelidir.

Gebelikte bol sıvı tüketimi çok önemlidir. Bu sıvı ihtiyacını ise sudan karşılamakta fayda vardır. 10 bardak su gebelik için bir gündeki ortalama sayıdır. Gazlı içecek tüketimi ise en aza indirgenmelidir.

Gebelik sırasında diyet yapılması önerilmez. Düzenli şekilde hamileliğin gerektirdiği gibi beslemekte fayda vardır. Gebelik öncesi mevcut olan fazla kilolar gebelik sırasında verilmemelidir. Çok fazla kilo almadan ancak gereken düzene uyulmalıdır.

Çocuklar İçin Top Oyunları

Top oyunlarının gerektirdiği becerilerden olan bir topu yakalayabilmek, ayak ve el kullanılarak ona vurabilmek yetişkinler için çok kolay olsa da küçük bir çocuk için başarması zor olan işlerdendir. Günümüz internet ve bilgisayar çağı çocuklarının sokak oyunlarını neredeyse unuttuğu bu dönemde bile top oyunları hala popülerliğini yitirmemiştir. Fiziksel ve zihinsel gelişimlerine birçok olumlu katkıları olduğundan çocuklar için top oyunları oldukça önemlidir. Topun yuvarlanmasını, fırıl fırıl dönmesini seyretmek, onu yere düştüğünde nasıl alacağını, el ve ayağını kullanarak nasıl vuracağını, onu yakalayabilmeyi öğrenmek çocuk için hem eğlenceli hem de öğretici bir süreç yaşamasını sağlayacaktır. Çocuklar topla oynamayı küçük yaşlardan itibaren oldukça çok severler, bu onlar için çok eğlenceli bir aktivitedir. Top oyunları bütün bunlar sayesinde günümüzde de popülerliğini sürdürmeye devam etmektedir.çocuklar için top oyuncuları, çocuk oyunları, top oyunları

Bebeklerde Fiziksel Becerilerin Gelişmesi

Bir çocuğun fiziksel becerilerini iyi bir şekilde öğrenmek ya da en azından gözlemlenerek ona uygun oyunları bulmak önemlidir. Çocuğun henüz beceremeyeceği bir oyunla karşı karşıya kalması, ebeveynlerinin de baskısıyla çocuk üzerinde öz güvensizliğe sebep olabilir. Bu nedenle, çocuğun gelişim aşamalarına göre oyunlar seçilmesi çocuğun hem eğlenceli vakit geçirmesine, hem mevcut olan becerisini daha da geliştirmesine, hem de bir şeyleri başarabiliyor olmasının sonucu olarak özgüven kazanmasına yardımcı olacaktır. Buna ek olarak, bebeklerde fiziksel becerilerin gelişmesi konusunda şunlardan bahsedilebilir.

  • Çocuk bir nesneyi almak için yere düşmeden ileri uzanabilirse ve sağlam bir şekilde oturmayı becerebilirse artık bir topu önceden belirlenen bir hedefe yuvarlayabilmeyi başaracaktır.
  • Yerde otururken gayet rahat bir şekilde ayağa kalkıp yürüyebilmeye başladığı zaman ise topu dengesini bozmadan omzundan itibaren kolunu sallayarak son derece rahat biçimde ileriye atmayı başaracaktır.
  • Topa ayağıyla düzgün bir şekilde belirtilen hedef noktasına vurabilmek ise bebeğin ortalama olarak 2 yaşına geldiğinde başarabileceği bir beceridir. Öncesinde de topa ayağıyla vurur fakat belirli bir hedefi denk getiremez.
  • Top oyunlarında topu yakalama becerisi ise en geç gelişen beceridir. 3 yaşına geldiğinde kendisine yavaşça atılan topu iki eliyle tutmayı başarabilse de rahat biçimde bunu başarabilmesi 5 yaşını bulacaktır.

Hamileyken Kola İçilmesinin Zararı Var mı?

Yaz aylarında en fazla aranılan içecekler arasında kola bulunuyor. Gerek asitli oluşu gerekse de soğuk oluşu cezbetmektedir. Kola zararlı bir içecektir ve bunu sağlıkla ilgisi olan herkes bilmektedir. Hamileyken kola içilip içilmemesinden ziyade normal hamilelik kola şartlarda sağlıklı bir insanın dahi kola gibi yapay asit içeren içeceklerden mümkün olduğu kadar uzak durması gerekir. Bilindiği gibi içinde bol kafein ile sitrik asit bulunan bu içecek vücutta tahribata yol açıyor. Bir erkeğin ve ya hamile olmayan bir kadının kola içtiğinde zararlar ne ise buna ek olarak da hamile olan bir kadının kola içmesi demek o zararları hiç bir seçim şansı olmayan bebeğe uygulaması ve ya dayatması denilmektedir. Özellikle de hamilelikte kola içenler unutmamalıdırlar ki istek kendi istekleri ancak zarar ortaktır. Anne karnındaki bebek kafein almak zorunda değildir! Sitrik almak zorunda hiç değildir! Annelerin keyif almak için içtiği kola ile bebeğin beden gelişiminden zeka gelişimine kadar bir çok konuda zarara sebebiyet verir. Elbette ki, hamile olunmadığı zaman ise alışılmış olan cola hamileyken de aşerme nedeniyle istenilen kola olabilmektedir. Fakat bu durumda bir yudum içilebilir tatmin olmak için yoksa bir bardak dahi içmekten kaçınılması gerekir. Aşırı miktarda alınan kafein erken doğuma sebebiyet verir.hamileyken kola içme, hamilelikte kola içme, hamilelikte kola içmek zararlı mı

Hamilelere kolanın zararları ise:

  • Kolanın içinde bulanan kafein fetüse direk geçebilen bir özellikte olduğundan kafein alımından kaçınılması gerekir.
  • Bebeğin aşırı kilolu olmasına sebep olabilir ya da içindeki diğer maddelerden dolayı gelişemeyen düşük kilolu bir bebeğe sebep olabilmektedir.
  • Düşük doğuma sebep olabiliyor.
  • Aşırı kafein ölü doğum riskini artmaktadır.
  • Anne vücudu hamile iken kafeini dışarı atmada daha yavaş olacağından dolayı bu durum vücudun daha fazla kafeine maruz kalacağını gösterilmektedir.

Kola yerine daha doğal içecekler hazırlamayı tercih edebilirsiniz. Bunun için, hamilelere doğal içecek hazırlama yöntemleri şeklinde arama yaparsanız pek çok tarif bulabilirsiniz. Ancak içeceğinizi hazırlarken dikkatli olmalısınız en sağlıklısını ve en uygun olanını doktor kontrolünde sorarak tüketiniz. Doğal diyerek her besin suyunu tüketmek faydalı olmamaktadır.