Topuk Çatlağı Neden Oluşur?

Kuru cildin ulaşabileceği en son kuruluk noktası olan çatlaklar özellikle her gün vücudun en büyük yükünü çeken ayaklar için sıklıkla görülen problemler arasındadır. Hem kötü bir görünüm sağlaması hem de sağlıksal açıdan ağrılar oluşturabileceğinden sorun yaratan topuk çatlaklarının oluşumunun birçok sebebi bulunmaktadır. Açık ayakkabı ve terliklerin sık kullanılması, çorap kullanılmaması, ayakların yeteri kadar nemlendirilmemesi ve aşırı kilo gibi birçok faklı sebebin topuk çatlağı oluşumu konusunda etkisi olduğu kanıtlanmış bir gerçektir. Gün içerisinde uzun süre yüksek topuklu ayakkabılar ya da ayağa küçük gelen ayakkabıların kullanılması da topuk çatlaklarının sebeplerindendir. Nasırdan farklı olarak oluşmakta olan topuk çatlaklarının tıbbı tedaviden ziyade evde tedavi yöntemleri bulunmaktadır.topuk çatlağı, topuk çatlağı nasıl geçer, topuk çatlaklarına çözüm

Topuk Çatlağı Giderilmesi

Genellikle orta yaşlı kadınlarda daha derin çatlaklar şeklinde oluşan topuk çatlakları her yaştan kişide görülebilmektedir. Bu çatlaklara engel olmak için yapılması gereken birkaç yöntem bulunmaktadır.

  • Nemlendirme ve çorap: Yoğun bir nemlendirici krem sürüldükten sonra ayaklara pamuklu ve kalın bir çorap giyilerek uyunması ayak bakımı ve topuk çatlaklarının önlenmesi açısından oldukça başarılı bir yöntemdir. Özellikle kış aylarında daha rahat uygulanabilecek olan bu yöntem ihtiyaç durumunda yaz aylarında da uygulanabilmektedir.
  • Ponza taşı: Topuk çatlaklarının giderilmesi konusunda ilk yapılması gereken mevcut çatlak ve kuru derinin ortadan kaldırılmasıdır. Bunun için banyo ya da sauna sonrası ponza taşı ya da sert bir kese yardımıyla çatlak bulunan bölümlerin keselenmesi gerekmektedir. Bu yöntemle ölü derinden arındırılan cilt oldukça yumuşak olan yeni deriyi ortaya çıkarmaktadır.
  • Vazelin ve aspirin: Özellikle daha derin topuk çatlağı giderilmesi konusunda destek olan bu karışım için 1 adet aspirin ezilerek 1 çorba kaşığı vazelin ile karıştırılmalıdır. Daha sonra bu karışımın içine 1 tatlı kaşığı kadar limon suyu ve yarım limon kabuğunun rendesi de eklenerek topuk çatlağına karşı en başarılı maske hazırlanmış olmaktadır. Bu karışım çatlakların olduğu bölgeye yoğun olarak tüm ayağa sürülmeli ve kalın bir çorap ayağa giyilerek en az 8 saat karışım bekletilmelidir. Özellikle gece yapılması önerilen bu tarif topuk çatlaklarının en büyük düşmanıdır.

Kefirin Yararları

Sindirime büyük ölçüde yardımcı olan bakteriler bakımından oldukça zengin bir şekilde karşımıza çıkan kefir, hazımsızlık ve kabızlık çekenler, sindirim sorunu yaşayanlar için alternatif ve ideal bir içecektir. Kefirin sütten farkı daha çok probiyotik içermesi hem de intoleransı bulunan kişiler tarafından tüketilebilmesidir. Bağışıklık sistemini güçlendirmektedir. Sindirim sistemin de mevcut bir şekilde yer alan mikrop ve bakterilerin temizlenmesinde büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Mide ülserine sebep olan helikobakter isimli bakteriyi yok etmektedir. Kefirin içerisinde de bulunmakta olan B12, B1, K ve biotin vitaminleri, genel olarak sağlığa katkıda bulunmaktadır. Yüksek magnezyum ve kalsiyum içeriği ile kemik kaybını önleyerek kemik sağlığını korumaktadır. Bunların dışında birçok yararı bulunmaktadır. Söz konusu kefirin yararları ise;

Kefir
Kefir
  • Bağışıklık sisteminin düzenlenmesinden büyük ölçüde rol oynamaktadır.
  • Akciğer hastalıklarına karşı mücadele vermektedir.
  • Mide kramplarını minimum seviyeye indirir.
  • Cilt hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Şişkinlikleri önlemektedir.
  • Sürüldüğü zaman sivilce oluşmasını önlemektedir.
  • Egzama tedavisinde büyük ölçüde önem taşımaktadır.
  • Kalp sağlığını korumaktadır.
  • Kemiklerin ve dişlerin güçlenmesinde kullanılmaktadır.
  • Kanserli tümörlerin ilerlemesini durdurmaktadır.
  • Kolesterolü dengeler
  • Mide ülserinin tedavilerinde kullanılmaktadır.
  • Sindirim sistemine son derece iyi gelmektedir.

Kefirin Besin Değerleri

1 bardak kefir ortalama 150 kaloridir. İçerisinde ise 12 gr karbonhidrat, 30 gr kolesterol ve 8 gr yağ bulunmaktadır. Protein açısından zengin olan kefirin 1 bardağı yalnızca 8 ila 11 gr protein içermektedir. 1 bardak kefir tüketerek, A vitamini ihtiyacınızın % 10’ unu, C vitamini ihtiyacınızın % 4’ ünü ve kalsiyum ihtiyacınızın % 30’ unu karşılayabilirsiniz. Aynı şekilde kefir 4 gr şeker, 350 mg potasyum ve 125 mg sodyum içermektedir. Kefirin besin değerleri diğer besinlere göre fazla değildir. Fakat yüksek miktarda faydalı değerler içermektedir.

Yoğurt İle Kefirin Arasında Ki Fark

Her ikisi de mayalanmış süt ile hazırlanmaktadır. Kefir ve yoğurt görüntü açısından birbirlerine benzemektedir. Her ikisinin aralarında ki fark ise; birinin probiyotik olması diğerinin ise probiyotik üretiminde büyük rol oynamasıdır. Yani yoğurdun içerisinde yer alan bileşenler ile probiyotik üretime katkıda bulunmaktadır. Kefir ise direkt olarak probiyotik mikroorganizmaları içermektedir. Bu özelliği ile sindirim problemlerine hızlı bir şekilde çözüm sunmaktadır.

Çocuklar İçin Top Oyunları

Top oyunlarının gerektirdiği becerilerden olan bir topu yakalayabilmek, ayak ve el kullanılarak ona vurabilmek yetişkinler için çok kolay olsa da küçük bir çocuk için başarması zor olan işlerdendir. Günümüz internet ve bilgisayar çağı çocuklarının sokak oyunlarını neredeyse unuttuğu bu dönemde bile top oyunları hala popülerliğini yitirmemiştir. Fiziksel ve zihinsel gelişimlerine birçok olumlu katkıları olduğundan çocuklar için top oyunları oldukça önemlidir. Topun yuvarlanmasını, fırıl fırıl dönmesini seyretmek, onu yere düştüğünde nasıl alacağını, el ve ayağını kullanarak nasıl vuracağını, onu yakalayabilmeyi öğrenmek çocuk için hem eğlenceli hem de öğretici bir süreç yaşamasını sağlayacaktır. Çocuklar topla oynamayı küçük yaşlardan itibaren oldukça çok severler, bu onlar için çok eğlenceli bir aktivitedir. Top oyunları bütün bunlar sayesinde günümüzde de popülerliğini sürdürmeye devam etmektedir.çocuklar için top oyuncuları, çocuk oyunları, top oyunları

Bebeklerde Fiziksel Becerilerin Gelişmesi

Bir çocuğun fiziksel becerilerini iyi bir şekilde öğrenmek ya da en azından gözlemlenerek ona uygun oyunları bulmak önemlidir. Çocuğun henüz beceremeyeceği bir oyunla karşı karşıya kalması, ebeveynlerinin de baskısıyla çocuk üzerinde öz güvensizliğe sebep olabilir. Bu nedenle, çocuğun gelişim aşamalarına göre oyunlar seçilmesi çocuğun hem eğlenceli vakit geçirmesine, hem mevcut olan becerisini daha da geliştirmesine, hem de bir şeyleri başarabiliyor olmasının sonucu olarak özgüven kazanmasına yardımcı olacaktır. Buna ek olarak, bebeklerde fiziksel becerilerin gelişmesi konusunda şunlardan bahsedilebilir.

  • Çocuk bir nesneyi almak için yere düşmeden ileri uzanabilirse ve sağlam bir şekilde oturmayı becerebilirse artık bir topu önceden belirlenen bir hedefe yuvarlayabilmeyi başaracaktır.
  • Yerde otururken gayet rahat bir şekilde ayağa kalkıp yürüyebilmeye başladığı zaman ise topu dengesini bozmadan omzundan itibaren kolunu sallayarak son derece rahat biçimde ileriye atmayı başaracaktır.
  • Topa ayağıyla düzgün bir şekilde belirtilen hedef noktasına vurabilmek ise bebeğin ortalama olarak 2 yaşına geldiğinde başarabileceği bir beceridir. Öncesinde de topa ayağıyla vurur fakat belirli bir hedefi denk getiremez.
  • Top oyunlarında topu yakalama becerisi ise en geç gelişen beceridir. 3 yaşına geldiğinde kendisine yavaşça atılan topu iki eliyle tutmayı başarabilse de rahat biçimde bunu başarabilmesi 5 yaşını bulacaktır.

Bayanların Ayakkabı Modası

Tüm yıllar da değişiklik gösteren moda dünyası bu senede oldukça fazla değişimler meydana getirmiştir. Bayanların kıyafetlere düşkünlüğü herkes tarafından bilinmektedir ve modelistler bayanları memnun edebilmek adına her yıl var güçleriyle çalışmaktadır. Bayanlar kıyafet modasına önem gösterdikleri kadar ayakkabı modası da bir hayli önemlidir. Bayanlar için öncelikli ayakkabılar tabi topuklu ayakkabılardır. Uzun yıllar önce sivri burun ayakkabılar bayanlar için bir tutkuyken şimdiler tercih edilen ayakkabılar daha stilettolar olmaktadır. Stilettolar bayanlar için trend ayakkabı olsalar bile kimi bayanlar platformlu ayakkabılardan vazgeçmemektedirler. Topuklu ayakkabıların dışında bayanlar da babetler de bir hayli kullanışlı ayakkabılardır. Bu sene babetler de biraz daha sportif babetler dikkat çekmektedir. Her bayanın her kıyafetin altına giyebileceği en üç çeşit ayakkabısı bulunmaktadır. Bunlardan bir diğeri de spor ayakkabılardır. Spor ayakkabılar bu yıl en çok tercik edilen moda renk beyaz olarak belirlenmiştir ve tüm bayanlar genellik moda olan rengi tercih etmektedirler.

ayakkabı modası, 2016 ayakkabı modası, bayan ayakkabı modası Takı Modası

Elbiselerin tamamlayıcı ürünleri olarak bilinen takılar bayanların vazgeçilmez bir dünyası haline gelmiştir. Her kıyafete uygun, renk renk takılar her bayanda mutlaka mevcuttur. Elbise modasında gömleklerin yakalarının boş bırakılmasıyla beraber kolyeler de boyut büyütülerek üretilmeye başlandı ve son yılların en çok kullanılan kolyeleri olarak bilinmektedir. TAKI MODASI sadece bununla sınırlı kalmamaktadır. Önceleri daha naif küpeler kullanılırken şimdiler de kulaktan sarkan ve büyük küpeler tercih edilmektedir ve bu tarz küpeler genelde tek kulağa takılmaktadır. Takı modası sadece bayanlara özel olarak görülse de aslında erkeğin de çeşit çeşit yüzükleri ve saatleri mevcuttur. Eski yıllar da erkek saatleri daha kibar yapılırken son yıllar da erkek saatlerinde de boyut büyütme işlemine gidildiğinde kimi saatlerin şekilleri oldukça değiştirildi. Erkekler de her giydikleri kıyafete uygun spor klasik olarak saat takma imkanına sahiptirler.

Çanta Modası

Birde bayanların en çok kullandığı eşyalar arasında çantalar bulunmaktadır. Çanta da kombinelerin vazgeçilmez bir parçasıdır. Eski zamana bakıldığında çantalar daha kutu gibi kalıp şeklinde ve küçük boyutlarda iken günümüzde çanta modası daha salaş serbest ve daha büyük boyutlarda kullanılmaktadır. Çantalar da gece kıyafetleri için verilen çantalar genelde kutu şeklinde ve sert kabuklu çantalar olarak tercih edilmektedir. Günlük çantaların aksine parlak bir yüzeye sahiptirler.

Soğuk Duşun Vücuda Sağladığı Yararlar

Soğuk duş almak pek çok kültürün içinde yer almakta ve oldukça uzun bir geçmişe sahip bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Ayrıca bu gelenek Rusya, Kore, Finlandiya, Japonya ve Tayland gibi ülkelerde bu gelenek halen sürdürülmektedir. 1920’li yıllarda ise Vincenz Priessnitz adında bir çiftçi hidroterapi ismiyle medikal bir tedavi olarak sunmuş ve soğuk duşun pek çok hastalığa iyi geldiğini iddia etmiştir. Daha sonra insanların doktorlar ve ilaçlara yöneliminin artmasıyla etkinliğini yitirse de geçerli bir uygulama olarak hidroterapi uygulaması devam etmiştir.

İşte soğuk suyla alınan duşun faydaları:

Kan Dolaşımını Düzenlemek

Kardiyovasküler sağlık açısından iyi bir kan dolaşımı oldukça önemlidir. Soğuk duşla birlikte kan dolaşımı düzenlenmekte ve daha iyi bir hal almaktadır. Soğuk suyla temas edilmesiyle birlikte kan damarları daralmaktadır. Bu daralmayla birlikte ise kan akış hızı artmaktadır. Yüksek tansiyonun önlenmesi ve kan damarlarının güçlenmesi iyi bir kan dolaşımıyla gerçekleşmektedir. Kan dolaşımının iyi olmasıyla birlikte tüm vücut sistemleri daha iyi bir şekilde çalışmaktadır. Böylece kişiler de kendini daha iyi hissetmektedir.soğuk duşun yararları, soğuk duşun faydaları, soğuk duş

Bağışıklığı Güçlendirmek

Soğuk duş alınmasıyla birlikte grip, nezle ve enfeksiyonlara karşı koruyucu bir etki oluşmaktadır. Soğuk duşla birlikte monosit ve lenfosit sayısında artış gözlenmiştir. Lenfositler vücudumuzda virüs, bakteri ve toksinlerin ortadan kaldırılması için oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalarla vücudun kendini ısıtmak istemesiyle birlikte artan metabolizma hızı bağışıklık sistemini aktive etmektedir. Bu sayede de daha fazla akyuvar hücresi üretildiği düşünülmektedir. Bu sebeple düzenli bir şekilde soğuk duş alan kişiler grip, nezle ve bazı kanser türleri için risk azalmaktadır.

Depresyonu Azaltmak

Depresyona yardım etmek ve önlenmesi için soğuk duşun yardımcı olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konmuştur. Virginia Common Wealth University’de yapılan araştırmalar sonucunda soğuk suyun beyindeki mavi noktaları uyardığı görülmüştür. Mavi noktalar ise beyindeki noradrenalin üretim bölgesidir. Bilindiği gibi noradrenalin ise depresyonu önlemekte kullanılan bir hormondur.

Cilt ve Saç Sağlığında Etkilidir

Sıcak su cilt ve saç üzerinde kurutucu bir etkiye neden olmaktadır. Soğuk su ise saçları daha parlak göstermekte, cilde ise daha sağlıklı bir yapı kazandırmaktadır. Soğuk su etkisiyle daralan gözenekler sivilce oluşumu engellenmektedir. Aynı zamanda detoksifikasyona yardımcı olarak atık ve toksin maddelerin ciltten atılmasına katkı sağlamaktadır. Bu sayede cildin daha temiz ve genç görünmesi mümkün olmaktadır.

Diyete uymanın yolları

İnsanların dış görünüşünde etkili olan bir çok etmen vardır. Bunlardan birisi de fazla kilolardır. Fazla kilolar insanı dışardan çok kötü göstermektedir. İnsanlarda bu yüzden fazla kilolarından kurtulamak ister. Bu fazla kilolardan kurtulmanın bir yoluda diyet yapmaktır. Fakat diyet yaparkende uyulması gereken kurallar vardır. Mesela diyete başladıktan sonra kararlı bir şekilde diyetimize devam etmeliyiz. Erteleme yapmamalıyız. Diyete uymamız için bazı yollar bulunmaktadır. Bunlar şu şekilde sıralanabilirdiyet, diyete uymak, diyet yapmak

Nasıl kararlı bir şekilde diyetimize devam ederiz

Hedef kilonuzu belirlemelisiniz

Diyete başlayan bir çok insan belirli bir süre sonra farklı sebeplerden dolayı diyeti bırakmakta veya aksatmaktadırlar. İnsanların gündelik hayatıma uygun diyet programları ile başarılı bir diyet programı oluşturulabilir. Diyet yapan kişi ayda 8 kilo versem gibi kendini zorlayayacak uçuk hedefler yerine ayda 1 kilo versem bile 1 yılda 12 kilo eder gibi hedeflerle kendini motive edebilir. Diyet yapan kişi acaba kilo vereblir miyim gibi sorularla da kendilerini yormamalılar.

Sık sık tartılmanız yanlış bir yöntem

Diyet programına başlayan kişi sık sık tartılmamalıdır. Sağlıklı bir diyet programında ayda 4-6 kilo ideal bir kilodur. Buda hafta 1- 1.5kilo eder. Kişi bir hafta boyunca 1 kilo verdiğini gördüğü zaman üzülmemeli moral bozmamalıdır ve tartılmalar hafta da 1 kez olmalıdır. Günde 2 kez tartılmak sadece moral kaybına neden olacaktır. Tartılmanızda sabah ve aç karna olmalıdır.

Kendinizi ödüllendirin

Diyet programına başladıktan sonra kişi kilo verdiğini gördüğü zaman kendini ödüllendirmelidir. Tabi ki bu ödül diyeti bozarak olmamalıdır. Ödül olarak örneğin beğendikleri bir elbiseyi alabilirler , saç renklerini değiştirip farklılık yaratabilir, uzun zamandır gitmek istedikleri bir yere gidebilir böylece kendilerine motivasyon sağlayabilirler. Bu şekilde programa devam edebilirler.

Verdiğiniz kiloyu küçümsemeyin

Diyet programının devamlılığı için motivasyon önemlidir. Verdiğiniz her kilo için sevinmelisiniz. 1 kilo daha olsa başarıdır. Verilen kilo miktarı ne olursa olsun kişiler kendilerini taktir etmeli ve böylece motivasyonlarını artırmalıdır. Bu şekilde bardağın dolu tarafını görmek diyetin daha uzun süreli olması ve başarılı sonuçlar almamızı sağlayabilir. Bu gibi şeylerle kendiniz motive edip programınızın devamlılığını sağlayabilirsiniz.